Arda Turan’dan efsane, kahraman, kuşak olarak canlı izleyemediğimiz Metin Oktay, ağabey, beyefendi olmasını bekliyoruz; Arda Turan’dan bir Superman yaratmaya çalışıyoruz. Onun da etten, kemikten, tıpkı bizler gibi insan olduğunu unutuyoruz.Uzun zamandır, Galatasaray forması giyen bir futbolcu gol attığında bu kadar sevinmiyordum. Galatasaray maçlarını kaybettiğinde içimdeki üzüntü, Arda Turan’ı düşününce biraz daha artıyor. Çünkü biliyorum ki, Arda Turan, kayıpların sorumluluğunu her oyuncudan daha fazla hissediyor. Kaybedilen bir maçın ardından sahanın ortasında kollarını iki yana açıyor, tribünlere bakıyor; başı öne düşüyor, mahçup bir şekilde kafasını kaldırıp tribünlere tekrar bakıyor. O anlarda staddan daha çıkmamış taraftarlar Arda Turan’ı herşeye rağmen alkışlıyor. Çünkü biliyorlar ki, onun da bizim kadar içi acıyor. İşte bu yüzden Arda Turan gol attığında içimi ekstra bir sevinç kaplıyor; onun yüzündeki kocaman gülümseme, benim yüzüme de yansıyor.
“Sen tribündeki biz, biz sahadaki sen”
Hayatta herşeyin fazlası insana bir noktadan sonra zarar vermeye başlar. Arda Turan’da da fazla olan şey ve bazen dizginleyemediği şey Galatasaray sevgisi. Evet, Arda Turan Galatasaray’ı çok seviyor, tıpkı bizim gibi... Bu yüzden “Sen tribündeki biz, biz sahadaki sen” sözü, en çok Arda Turan’a yakışıyor. Ve Arda Turan’ın sevgisi kesinlikle şov kokmuyor, formasındaki armayı gözleri parlayarak öpüyor; eğer maç sonuysa ve formasını rakip takımdan bir oyuncuya vermişse, bir an duraksıyor; şortundaki GS armasını öpüyor. Soğuk kış günlerinde siyah eldivenlerle çıkıyor sahaya ve gol atıyor; o kez hiç düşünmeden bir bakıyoruz, eldivenindeki GS armasını öpüyor...
İşte bazen bu sevgi ne yazık ki, Arda Turan’a zarar veriyor. Takım olarak mağlup olduklarını ve elinden gelenin en iyisini yaptığını unutmaması gerekiyor. Maça çıkmadan önce 10 numaralı formasını giyerken, soğukkanlılık pelerinini de boynuna geçirmesi lazım. Eğer bunu başarabilirse, her daim yüzünden gülümsemeyi eksik etmezse, kaybedilen maçlardan sonra, tıpkı yenilen gollerin ardından yaptığı gibi arkadaşlarını teselli edip motive ederse, Arda Turan bizim kuşağın efsanesi, kahramanı ve Metin Oktay’ı olacak... Çünkü Arda Turan’ın kumaşı parçalıdan derin izler taşıyor ve parçalı en çok Arda Turan’a yakışıyor...

Arda Turan, özünde zaten bir ağabeyin şefkatini ve sevgisini; bir beyefendinin saygısını ve efendiliğini barındırıyor. Ali Sami Yen’de 23 Temmuz 2009 Perşembe günü oynanan Tobol maçında, resmi olarak ilk kez forma giyen Serdar Eylik’in heyecanını paylaşan, santradan koşarak gelen ve ona sarılan Arda Turan. PAF’tan gelen ve Galatasaray’ın geleceğinde önemli bir yer elde etmesi beklenen Emre Çolak’a bir araba hediye eden Arda Turan. O zaten bu genç yaşına rağmen ağabey...
Skibbe’nin görevden alınıp Bülent Korkmaz takımın başına getirildiğinde; Bülent Korkmaz’ın ilk maçının ardından Michael Skibbe’ye teşekkür eden ve bu galibiyette onun da payının olduğunu söyleyen Arda Turan. Sezon başında kaptanlığa getirildiğinin açıklandığı basın toplantısında tekrar tekrar Ayhan Akman’a gösterdiği anlayıştan dolayı teşekkür eden, onun desteğiyle daha da başarılı olacağını söyleyen Arda Turan; zaten saygılı, zaten efendi...
Şimdi bunları okurken Arda Turan’ın yaptığı hataları aklınızdan geçiriyorsunuzdur. Evet, bunları ben de biliyorum. Tekrar söylüyorum; Arda Turan’ın Galatasaray sevgisi, ona zarar vermeye çok müsait. Ve geçmişte yaptığı hataların temelinde bu sevginin yattığını düşünüyorum.
Arda Turan’ın Galatasaray kaptanlıyla birlikte daha sakin, daha soğukkanlı oynayacağına inanıyorum. Ali Sami Yen’de Arda Turan’ı canlı izleyebildiğim için bir Galatasaraylı olarak, kendimi çok şanslı hissediyorum. Oyun her sıkıştığında topu Arda’ya atın, Arda topu alsana, hadi Arda diye bağırıyorum. Top Arda Turan’ın ayağına gelince umutlanıyorum; çünkü biliyorum ki Arda Turan orta yapmaz, pas (adrese teslim) verir. Eksisiyle artısıyla, tüm bunları üstüste koyunca Arda Turan’ın önünde çok güzel bir gelecek olduğunu görüyorum. Arda Turan’ın Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük futbolcusu olabilecek bir yeteneği, futbol zekası, takımının tarihine geçecek bir sevgisi, taraftarıyla arasında kopmayacak bir bağı var.
Arda Turan, gönlümüzde çoktan Superman mertebesine ulaştı; yeterki soğukkanlılık ve sağduyu pelerinini boynundan eksik etmesin, güvenimizi boşa çıkarmasın.

