
X-men, yapay zeka ya da uzak uzak galaksilerden dünyamızı gelen bir uzaylı olduğunu düşüne duralım... Messi, savunma oyuncuları için çaresizlik, takım arkadaşları için güvence, Barcelona için gol demek.
Arjantin’den Barcelona’ya gole giden yolculuk
Lionel Messi, Che Guevara gibi Rosario’da, 24 Haziran 1987’de futbolu din gibi gören bir babanın oğlu olarak dünyaya geldi. Beş yaşında Grandoli’de futbol oynamaya başlayan Messi, üç yıl sonra 1995’te Newell’s Old Boys (Nyuls) kulübüne transfer oldu. Rosario şehrinin en eski ve olanakları en fazla olan kulübüydü. Messi’nin bundan sonraki hedefi River Plate’ti. Fakat işler beklendiği gibi gitmedi. River Plate’te transfer öncesi yapılan rutin testlerde Messi’de hormon eksikliği ve büyüme hormonlarıyla ilgili bir problem olduğu ortaya çıktı. River’ın teknik ekibi Messi’nin boyunun 1.40 cm’i geçmeyeceğini ön gördüler. Evet, 11 yaşındaki Messi için bir tedavi vardı ve aylık 900 doları gözden çıkarmak gerekiyordu. Bu maliyetin altından kalmayacaklarını söylen River Plate yetkilileri, Avrupa kulüpleriyle bağlantıya geçilmesini önerdiler, belki de Messi’nin geleceğini hazırladılar.
Aradan geçen iki yılın sonunda Arjantin için işler pek iyi gitmiyor, ülke ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor, kara bulutlar dolaşıyordu. Messi adına ise, yeni bir dönem başlıyor, Barcelona’ya seçmelere katılmaya gidiyordu. Barcelona’da Messi’yi keşfeden Charly Rexach, “Daha önce böyle bir şey görmemiştik” diyerek, Messi’nin ne kadar özel olduğunun bir kez daha altını çiziyor. Ve Messi’nin Barçalı günleri başlıyor. Messi, resmi olmayan ilk maçında, 2003'te FC Porto’ya karşı oyuna girdi. Bir yıldan kısa bir zaman sonra Frank Rijkaard, Espanyol karşısında Messi’ye forma şansı verdi ve Messi 17 yaşında ilk resmi maçına çıktı.
Barça’daki ilk maçları kadar önemli bir diğer maçı ise, Manchester United ile oynanan 2009 Şampiyonlar Ligi finalidir. 1.70 cm’lik boyuyla Messi, o maçta bir kafa golü attı ve fiziksel olarak kendini eleştirenlere de gereken cevabı verdi. Bu maç kariyerinin kırılma noktasıydı, ama Messi’yle ilgili kafasında soru işaretleri olanlar halen var. Başarısını Barcelona dışında bir takımda sürdürebilir mi ya da Messi’yi “Messi” yapan Barça’nın fantastik oyunu mu gibi sonu gelmez sorular akıllarda dolaşıyor.
Messi eşittir gol
Bunları sorgulayanlar çok önemli bir noktayı atlıyorlar. Messi futbol oynamayı çok seviyor, bunu bir iş olarak görmüyor, tevazu ile oynuyor. Bir gol atsa, ikincisi için uğraşıyor, ardından üçüncü, bu böyle sürüp gidiyor, hiç vazgeçmiyor; çünkü oynamayı seviyor. Bu yüzden üzerindeki formayı, takım arkadaşlarını değiştirsek de tek bir hedefe koşuyor. Messi gole gidiyor… Messi topu ceza sahasında ayağına aldığında rakip takımdan üç kişi etrafını sarıyor, Messi kendine bir boşluk buluyor ve onlardan sıyrılıyor, ya gol atıyor ya gol attırıyor.
Eski ve yeni buluşuyor
Futbol hızla değişiyor, siyah beyaz maçlara gitmeye gerek yok, son yıllarda bile görebiliriz bu değişimi, artık 10 numaranın gerekliliğini sorguluyor, takım oyunundan, çok pastan, top kontrolünün öneminden söz ediyoruz. Kolektif futbol dile gelmeden, endüstriyel futbol bilinmezken, henüz bizler çocukken; futbolda bireysel yetenek demek her şeydi. Maradona ayağına topu alıp dikine oynar ve kaleciyi de çalımlardı. O golleri izlerken ağzımız halen açık kalıyor. Şimdi çok paslı, sonunun gol olacağını belli olan pozisyonlar kadar seviyoruz Maradona’nın gollerini izlemeyi. İşte Messi, hem geçmişin yetenek merkezli futbol anlayışını hem de takım oyununu temsil ediyor. Topu sol sağ ayağında çeviriyor, neredeyse kendisiyle paslaşıyor, ceza sahası içinde rakibini çaresiz bırakıyor ve fileleri havalandırıyor. Top Messi’ye sonsuz bir teslimiyetle itaat ediyor, çünkü Messi tartışmasız günümüzün en önemli futbol ilahı.
Bu yüzden, Messi’yi Barcelona dışında bir takıma koysanız da; akıl dolu gollerini atar, akıl dolu paslarını verir; her golden sonra yüzünde kocaman bir gülümsemeyle kafasını iki yana sallar. İki işaret parmağıyla gökyüzünü gösterir ve takım arkadaşlarıyla kucaklaşır.
Goller, ödüller, kupalar… Şimdi sırada 2010 Dünya Kupası var. Messi son iki yılda yaptıklarıyla diğerlerinden çok farklı olduğunu gösterdi. Dünya Kupası’nda Arjantin Milli Takımı ve Maradona ile birlikte yapacaklarını herkes merak ediyor. Tanrı Messi’yi korusun ve dünya kupasında onu doya doya izleyebilelim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder