5 Ocak 2011 Çarşamba

Galatasaray kimliğini kaybetti! Hükümsüzdür!


Sarı-kırmızı ve Colin Kazım ya da sarı–kırmızı ve Kazım Kazım... Yok ikisi de olmuyor. Bir üçüncü isim verseniz bu arkadaşa o da olmayacak.

Colin Kazım’ı çubukluyu çıkardı, parçalıyı giydiği için sindirememezlik yapmıyoruz. Çubuklunun kıymetini bilmeyen, istikrarsız, burnu havada, taraftarla kavgalı olduğu için istemiyoruz. En acısı, böyle bir oyuncuyu parçalıya layık gördüğü için Hagi’ye kızıyoruz.

Hagi’den bir teknik direktör olmuyor, olduramıyoruz... Ne kadar istesek ne kadar zorlasak, kalbimizi devreye soksak; mantığımızı, aklımızı çöpe atsak da yok; Hagi’den bir teknik direktör yapamıyoruz. Hagi, teknik direktörken, bir doğru yapıyorsa; hemen ardından 3 yanlış yapıyor. Bir doğrudan da oluyoruz böylece; halan üç yanlış bir doğruyu götürüyor bizim kitabımızda.

Jo, Keita disiplinsiz diye gönderen yönetim; Misimoviç’i disiplinsiz diye gönderen Hagi çocuk oyuncağı yaptı Galatasaray’ı. Resmi sitesinden, korkarak duyurduğu bir transfere imza atan yönetim, iki genç oyuncusunun sözleşme yenileme duyurularının altında bir satırla yazdı, Colin Kazım transferini. Ey yönetim, utanıyor musun? Utandığın, duyurmaktan çekindiğin bir oyuncuyu neden alıyorsun?

Colin Kazım, Galatasaray’da kendini ispatlayacakMIŞ. Galatasaray, kendini ispat edecek oyuncuların rehabilitasyon merkezi mi? Serdar Özkan, Gökhan Zan’ın ardından şimdi de Colin Kazım? Şimdi kaç gol kurtarır Colin Kazım’ı. Şimdi Türkiye kupası kurtarır mı Hagi’yi, Adnan Sezgin’i.

Evet başarı istiyoruz, taraftar olarak; maçları kazanmak istiyoruz, kupalar almak istiyoruz. Ama başarıya giden her yol mübah değil; o yüzden Colin Kazım’ın atacağı golleri, gol paslarını istemiyoruz. Harry Kewell gibi gole giderken yapılan faulden sonra ayağa kalkan, penaltı için kendini yere atmayan futbolcu giysin parçalıyı (Her yazıda, Harry Kewell örneği vermekten ben bile yoruldum). Takımdaki Harry Kewell’ların sayısı artsın; Cüneyt Tanman hatırlansın.

Ey yönetim, taraftar sadece, Türk Telekom Arena’nın hatrına susuyor, farkında mısın?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder